Bizim Karadeniz
Bizim Karadeniz bir başka hırçındır.
Öyle başka denizlere benzemez…
Bir su kenarı şehri çocuğu olarak deniz bende bir başka, Karadeniz bambaşkadır
Hırçın olduğu zamanlar kördür.
Kıyıları fütursuzca döverken konuştuğu dili anlamak hiç zor değildir.
Durgun olduğu sakinlediği zamanlar bile hep içinde dalgaları vardır
Göl gibi havuz gibi denizlerde yüzmekle Karadeniz’in o hep içinden dalgalanan denizinde yüzmek bir başkadır
Bıraktın mı kendini o mavi yeşil sulara
Seni nazında sallayarak dinlendirir. Anlatır içindeki seni sana.
Kıyısına savururken dalgaları hele girmişsen o sulara
El mi yaman, Bey mi !
Hadi dersin gel en büyük dalgalarınla bekliyorum gel.
Toplana toplana suları katar eteklerine
Başından aşsa bulursun kendini deniz kabuklarıyla kumsalda.
Bir durursun dizlerinin üstünde yediğin dalganın şaplağından kurtardın mı kendini
Karşında “gelemez ki gelemez ki” diye seni kışkırtan sesiyle
İçinde adım atmana engel olan o dalgalarla boğuşarak gidersin seni tekrar kıyıya daha da şiddetle fırlatacağını bile bile
Sonra tekrar tekrar taa takatin kalmayana kadar boğuşursun dalgalarıyla…
Belki de bizim Karadeniz insanın azmi
İnançla istediği sulara yüzmesi çocukluğundan bugüne Karadeniz sularının bir öğretisi yaşantımızda…
Bu sabah ince ince kar yağan Ankara da içimden bu anlar geçti
Bu fotoğraftaki gibi giremesem de o hırçın dalgalarının, benim yerime söylemek istediklerimi söylemesini dinleyesim geldi…
Kokusu geldi, rüzgarının sesi geldi, gözümün önüne o birbirine karışan büyülü rengi geldi
Sonrada dudaklarıma bir gülümseme
Bir oyun oynarım çocukluğumdan beri, ne zaman çok daralsam, kendimi kalabalıklar içinde yalnız hissetsem hep bu oyunu oynarım.
Yapmayı sevdiğim şeyleri hayal ederim. Onlarla ilgili anılarıma bakarım.
Bütün olumsuzlukları o aklımdaki fotoğraf karesinin dışına bırakır, gözlerimi kaparım.
Benden başka kimsenin o kareden içeri giremeyeceği, en güzel köseye oturur o anın huzurunu yaşarım.
Hadi bu pazar sabahına sizde en sevdiğiniz anları hayal ederek, gözünüzü açınca size gülümseyecek yüzlere, gülümseyerek gülümsemeyi davet edin
Sevdiklerinizle, huzurla dolu bir pazar sabah köse yazısı benden sizlere sevgiyle.
Yeşim.
